An itibariyle, Alacakaranlik serisinin 3. kitabini, gecen cuma basladigim ve adi Tutulma olan, bitirmis olmanin verdigi buyuk mutluluk ve Edward - Bella - Jacob uclusunden oturu duydugum huzunle birlikte kitap okuma konusundaki amacimi ne kadar da basarili bir sekilde yerine getirdigimi belirmek istiyorum.
Daha once de belirtmistim ne kadar okuma-ozurlu oldugum konusunda; ama tabii ben yine abartiyorum o durumu da. Demek istedigim olmasi gereken ya da istedigim kadar okumadigim idi. Simdi ise, hayatimda yapmadigim sekilde, cok fazla okur oldum. Bunun gerceklesmesindeki en buyuk etkeni biliyorum: Internet'i eskisi gibi kullanmiyor olusum...
Bana kalirsa, Alacakaranlik serisindeki en iyi kitap 3. kitaptir. Belki ilk kitap acilisi yaptigi icin elde tutulur bir oncelige sahip olsa da, 3. kitaptaki olaylarin akisi, verilen duygular ve diger olaganustu hallerden oturu, daha one cikiyor Tutulma isimli ucuncu kitap. Filmi icin soyle bir interneti yoklayayim dedim; ama hala kamera cekimi versiyonu ortalikta dolanmakta. Aslinda ben sinemaya gidip izlemek istiyordum bu filmi. Hala daha gosterimde olmasina ragmen, benim bulundugum bu kucuk sehirde sinema salonunun olmayisi, en yakininin 2-3 saatlik uzaklikta bulunmasi, benim bu Ramazan doneminde gitmemi engelleyen faktorler olarak yer ediniyor ne yazik ki... Fragmanini izledim 3. filmin ve ilk iki filme gore daha basarili oldugunu dusunmekteyim. Haftaya kadar beklemeyi dusunuyorum, belki kaliteli bir surumu internette dolasir da ben de izlerim. Ya da Istanbul'a kacabilirsem, ki cok dusuk bir ihtimal, izleme sansim olur. Diger bir yandan 3. kitap en basarili olandi. 4. kitaba bu gece baslayabilirim. Ya da gecen gunlerde aldigim baska bir ask romanini da okuyarak Alacakaranlik serisine ara verebilirim kendimde. Henuz karar vermedim. Bu gece belli olur...
Kitapla yogunlasmis bu Arif'i daha cok sever oldum ben. Internetten olabildigince uzak duran, biraz muzigi ve epeyce romani hayatina sokmus Arif daha mutlu ve huzurlu bence. Bozulmamasi icin dua ediyorum. Ramazan ayinin da etkisi olduguna inaniyorum bir nebze.
Projeden pek bahsetmek istemesem de bu sefer, internet ve kitap konusunda 'tamamim' diyebilirim. Ingilizce konusunda adimlari atmis olsam da, yarin ya da bu aksamdan itibaren onu da digerlerinin seviyesine getirmeyi dusunuyorum. Sevgi konusu hala en sona sakli.
Allah bozmasin diyerek bu sefer gercekten kendimi sevdigimi dusundugumu buraya not etmek istiyorum. Bu arada ikinci ve ucuncu proje icin aklimda simdiden yer edinmis guzel planlar mevcut. Ramazan ayi sonunda, ilk projemi tamamlayip; digerlerine gececegime eminim.
23 Ağustos 2010 Pazartesi
20 Ağustos 2010 Cuma
Pozitif gun: Cuma!
Ve yine Cuma! Cumalari ne yapiyoruz? Cumalari kendimizi daha da mutlu hissediyoruz. Pozitif oluyoruz, etrafa nese saciyoruz. Gulumsuyoruz. Kotu konusmuyoruz. Cuma gunune hakkini veriyoruz. Kim icin? Tabiki bastan sona kendimiz icin, ruh sagligimiz icin, kalbimiz ve bedenimiz icin...
Bilgisayarda duramiyorum artik. Nazar degmesin, massallah, tutututu, gibi terimleri kullandiginizi umuyorum. Allah bozmaz insallah. Bilgisayar ve internet bagimlisi herkese oneriyorum, tum internetteki zimpirtilarinizi kapatin ve rahatlayin. Unutmayin ki gunde 4-5 saat ve fazlasi bilgisayar kullananlar 'bagimli' konumuna gecmektedir. Ben 4-5 saati 2'ye hatta cogu zaman 3'e katliyordum. Simdi ise kitap bagimlisi olma yolunda mutlu ve emin adimlarla ilerliyorum.
Dun gece Alacakaranlik serisinin 2. kitabini da bitirmenin verdigi mutlulukla, 3. kitaba baslayacagimi ve birazdan 2. kitaba cekilen filmi izleyecegimi buraya not dusmek istiyorum. Cok mutluyum, isteyince oluyormus gercekten diyebiliyorum. Bunu yasayarak gormek daha da bir guzel... Film 2009 sonuna dogru cikmis. 3. kitabin filmi su anda vizyonda 1-2 aydir; ama sinemada izleyemem sanirim. Eger firsatim olursa ya da Isparta'ya dondugumde hala sinemalardaysa, izlerim. Pek sanmiyorum aslinda duracagini. Ne diyelim, kismet.
Yine Allah bozmasin diyorum; cunku hayatimda neredeyse ilk kez birden fazla karar alip; bunlari uygulayabildigimi goruyorum. Normalde, eski yazilarima da bakarsaniz, surekli karar alir, bozar, ya da bir sekilde moralimi bozar; vazgecerdim her seyden. Bu sefer oyle olmadi. "Proje" diye bir isim koydum ve su anda gayet uygulayabiliyorum. Uyguladigim ve basariya ulastigim seyler, benim icin kolay olmayan seylerdi ustelik. "Internet'i elimin tersiyle itecem!? Hadi be ordan!" Cumlesini cok zamaninda kuran biriydim ben. Basarilar insani mutlu ediyor, kesinlikle.
dipnot: her seyden elimi ayagimi cekerken yine ayagimi surtmus olmaliyim ki birini de pesimden surekluyorum galiba kendime dogru. Hayirlisi diyorum kendi kendime. Fazla da bahsetmek istemiyorum bununla ilgili.
dipnot: yaz okulu finallerinin sonuclarini aliyorum internetten. Eh fena degil gibi, cok sukur bazi dersleri vermisim, biri henuz aciklanmadi. 5 (bes) ders almis olmak aslinda bir bakima kotu oldu; ama mecburdum. Kalmasi gereken dersler de varmis demek ki diyoruz. Ve onumuzdeki maclara bakiyoruz.
Bilgisayarda duramiyorum artik. Nazar degmesin, massallah, tutututu, gibi terimleri kullandiginizi umuyorum. Allah bozmaz insallah. Bilgisayar ve internet bagimlisi herkese oneriyorum, tum internetteki zimpirtilarinizi kapatin ve rahatlayin. Unutmayin ki gunde 4-5 saat ve fazlasi bilgisayar kullananlar 'bagimli' konumuna gecmektedir. Ben 4-5 saati 2'ye hatta cogu zaman 3'e katliyordum. Simdi ise kitap bagimlisi olma yolunda mutlu ve emin adimlarla ilerliyorum.

Yine Allah bozmasin diyorum; cunku hayatimda neredeyse ilk kez birden fazla karar alip; bunlari uygulayabildigimi goruyorum. Normalde, eski yazilarima da bakarsaniz, surekli karar alir, bozar, ya da bir sekilde moralimi bozar; vazgecerdim her seyden. Bu sefer oyle olmadi. "Proje" diye bir isim koydum ve su anda gayet uygulayabiliyorum. Uyguladigim ve basariya ulastigim seyler, benim icin kolay olmayan seylerdi ustelik. "Internet'i elimin tersiyle itecem!? Hadi be ordan!" Cumlesini cok zamaninda kuran biriydim ben. Basarilar insani mutlu ediyor, kesinlikle.
dipnot: her seyden elimi ayagimi cekerken yine ayagimi surtmus olmaliyim ki birini de pesimden surekluyorum galiba kendime dogru. Hayirlisi diyorum kendi kendime. Fazla da bahsetmek istemiyorum bununla ilgili.
dipnot: yaz okulu finallerinin sonuclarini aliyorum internetten. Eh fena degil gibi, cok sukur bazi dersleri vermisim, biri henuz aciklanmadi. 5 (bes) ders almis olmak aslinda bir bakima kotu oldu; ama mecburdum. Kalmasi gereken dersler de varmis demek ki diyoruz. Ve onumuzdeki maclara bakiyoruz.
18 Ağustos 2010 Çarşamba
Gunde 2 saate dustu internet kullanimim: OHA!
Cok sey yok. Cidden yok. Yani yillardir bu sehirdeyim, bu kucuk kasabada, ilcede ya da nasil bir tanimlamaya sahipse, memleketim bile olmayan yerdeyim. Ama burada universite yuzunden cok zaman gecirememis olsam da, liseyi burada okumus; ama yine de nasil gectigini anlamamis olsam da, anladigim sudur ki sadece internet + bilgisayar nedeniyle/sayesinde burada zamanimin gectigidir.
Ben ne Ankara'nin merkezine gecmisimdir bu dar zamanda cok surekli olarak ne de birileri gelmistir... Cok ilginctir ki farkli bir dunyanin insani olmama ragmen 18-19 yasima kadar burada bu sehirde gecmistir en gelismeye acik yillarim. Belki ilkogretim 4. sinifa kadar Akcaabat gibi guzel bir yerde hayatimdan memnun bir cocukluk yasamis olabilirim. Oldum da. Ama bu sehre gelerek sanirim gelecegim icin bir tehdit olusturmus oldum su anda. Hos, mecburdum buraya gelmekle 12 yil once felan.
Bunlari aciklamamin sebebi, uyguladigim projedeki 2. ve 3. maddelere de adim atmis ve emin adimlarla gidiyor olmamla birlikte, yaklasik 8 gundur Internet'e actigim savasta da emin bir sekilde devam etmekteyim. Ve gordum ki bu sehirde ya da baska bir yerde, ben Internet yerine, kendimi kitaba ve Ingilizce calismak gibi bir faaliyete yonlendirmis olsam bile, zaman gecmemektedir. Benim guzel arkadasliklara ihtiyacim vardir ki soyle aksamlari vakit gecireyim arada bir ya da daha farkli bir ugras edinmeliyim ki aklima hicbir sey gelmemekte bu geri kalmis sehirde... Bu farkindaligin iyi tarafi, ben 2-3 gundur bilgisayar basinda neredeyse sadece 2 saat gecirip; sikilan bir insan oldugumu gormus olmamdir.
Ben bu sehirden 18 yasimdan sonra universite sayesinde ayrildim. 2 guzel sene gecirdim kendimi sadece universiteyle birlikte asiri bir sekilde gelistirdim. Ustune Amerika'ya gittim, ustune Avrupa'ya gittim, Erasmus programiyla daha da farkli bir pencere actim kendime... Ozetle 3 yil icersinde, 22 yillik hayatimdaki en fazla hareketliligi ve degisimi yasadim. Bazen kendime sasiriyorum, bu sehirden cikmamla birlikte resmen dunyanin bir ucuna kadar gittim. Cikmami bekliyormusum. Ve bu kadar degisimi nasil kaldirabildigime hayret ediyorum halen. Ustune kendi kendimle yasadigim streslik mevzularimin da ustune yasiyorum her seyi.
Farkli her sey... Hani diyorum ki "Arif, ne zaman bir dur diyeceksin bu yorgun bedenine? Ne zaman 'yeter' diye bagiracaksin en kuvvetli sesinle?"
Hayat mumkun oldugunca benden uzak tutsa kendini. Hani su "inisleri de oluyor cikislari da oluyor... Hayat bu iste. Sabirli olmak lazim. Pozitif olmak lazim. Bilmem soyle yapmak lazim." vs. sacmaliklardan bezmis oldugumu gorse de su hayat; az biraz, lutfen, biraz uzak dursa? Kendimi hayatla butunlesip daha da yoruyorum belki de farkinda olmadan. Cok dusunuyorum. Cok uzuluyorum. Cok mutlu oluyorum. Ben bu sekildeyim ve cevrem, belki bazen ailem, bunu kaldiramiyor sanirim. O yuzden hayat da dahil olmak uzere, cekilmeye calisiyorum her seyden... Yalniz kalirsam kendime zarar veririm sadece sanirim diye dusunuyorum. Belki de sacmaliyorum.
Bugun gordum ki internette sahip oldugum, Msn'den diger en alakasiz bir profile kadar her sey, benim koca bir vaktimi calmis, oradan tanistiklarim duygularimi calmis. Tecrube kismindan bahsetmek istemiyorum. Varsin onlar da benden uzak dursun...
Projemi guzel bir sekilde devam ettiriyorum yine de. Bu kara dusunceler beni yildiramaz. Sevgi alanina da gecince, daha rahat ve gercekci dusunecegimden eminim. Simdilik birakiyorum gecmiste kalan duygularim beni bogsun. Yuzdukleri sularin buharlasmasina az kaldi.
dipnot: Ramazan'da gerceklestiriyor olmamda fayda var bence. Bence var. Eminim. Evet, evet!
Ben ne Ankara'nin merkezine gecmisimdir bu dar zamanda cok surekli olarak ne de birileri gelmistir... Cok ilginctir ki farkli bir dunyanin insani olmama ragmen 18-19 yasima kadar burada bu sehirde gecmistir en gelismeye acik yillarim. Belki ilkogretim 4. sinifa kadar Akcaabat gibi guzel bir yerde hayatimdan memnun bir cocukluk yasamis olabilirim. Oldum da. Ama bu sehre gelerek sanirim gelecegim icin bir tehdit olusturmus oldum su anda. Hos, mecburdum buraya gelmekle 12 yil once felan.
Bunlari aciklamamin sebebi, uyguladigim projedeki 2. ve 3. maddelere de adim atmis ve emin adimlarla gidiyor olmamla birlikte, yaklasik 8 gundur Internet'e actigim savasta da emin bir sekilde devam etmekteyim. Ve gordum ki bu sehirde ya da baska bir yerde, ben Internet yerine, kendimi kitaba ve Ingilizce calismak gibi bir faaliyete yonlendirmis olsam bile, zaman gecmemektedir. Benim guzel arkadasliklara ihtiyacim vardir ki soyle aksamlari vakit gecireyim arada bir ya da daha farkli bir ugras edinmeliyim ki aklima hicbir sey gelmemekte bu geri kalmis sehirde... Bu farkindaligin iyi tarafi, ben 2-3 gundur bilgisayar basinda neredeyse sadece 2 saat gecirip; sikilan bir insan oldugumu gormus olmamdir.
Ben bu sehirden 18 yasimdan sonra universite sayesinde ayrildim. 2 guzel sene gecirdim kendimi sadece universiteyle birlikte asiri bir sekilde gelistirdim. Ustune Amerika'ya gittim, ustune Avrupa'ya gittim, Erasmus programiyla daha da farkli bir pencere actim kendime... Ozetle 3 yil icersinde, 22 yillik hayatimdaki en fazla hareketliligi ve degisimi yasadim. Bazen kendime sasiriyorum, bu sehirden cikmamla birlikte resmen dunyanin bir ucuna kadar gittim. Cikmami bekliyormusum. Ve bu kadar degisimi nasil kaldirabildigime hayret ediyorum halen. Ustune kendi kendimle yasadigim streslik mevzularimin da ustune yasiyorum her seyi.
Farkli her sey... Hani diyorum ki "Arif, ne zaman bir dur diyeceksin bu yorgun bedenine? Ne zaman 'yeter' diye bagiracaksin en kuvvetli sesinle?"
Hayat mumkun oldugunca benden uzak tutsa kendini. Hani su "inisleri de oluyor cikislari da oluyor... Hayat bu iste. Sabirli olmak lazim. Pozitif olmak lazim. Bilmem soyle yapmak lazim." vs. sacmaliklardan bezmis oldugumu gorse de su hayat; az biraz, lutfen, biraz uzak dursa? Kendimi hayatla butunlesip daha da yoruyorum belki de farkinda olmadan. Cok dusunuyorum. Cok uzuluyorum. Cok mutlu oluyorum. Ben bu sekildeyim ve cevrem, belki bazen ailem, bunu kaldiramiyor sanirim. O yuzden hayat da dahil olmak uzere, cekilmeye calisiyorum her seyden... Yalniz kalirsam kendime zarar veririm sadece sanirim diye dusunuyorum. Belki de sacmaliyorum.
Bugun gordum ki internette sahip oldugum, Msn'den diger en alakasiz bir profile kadar her sey, benim koca bir vaktimi calmis, oradan tanistiklarim duygularimi calmis. Tecrube kismindan bahsetmek istemiyorum. Varsin onlar da benden uzak dursun...
Projemi guzel bir sekilde devam ettiriyorum yine de. Bu kara dusunceler beni yildiramaz. Sevgi alanina da gecince, daha rahat ve gercekci dusunecegimden eminim. Simdilik birakiyorum gecmiste kalan duygularim beni bogsun. Yuzdukleri sularin buharlasmasina az kaldi.
dipnot: Ramazan'da gerceklestiriyor olmamda fayda var bence. Bence var. Eminim. Evet, evet!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)