22. yas gunumu yalniz gecirmeyi planlamistim. Yapacaktim da... Ne yazik ki olmadi, ya da iyi ki gerceklestirememisim...
Sevdigim, derdimi dinleyen, nazimi ceken bir arkadasim sagolsun, ozellikle beni arayip, yanimda olmayi istedigini belirtince, yok diyemedim. Iyi ki de dememisim. Onunla gecen 2-3 saatimle, kendimi mutlu hissettim. Geride biraktiklarimi dusunmedim, hediyem bile oldu.
Saat gecenin ucu. Ben ne kadar salak ve safim ki bu saate kadar, onca kisinin netten ya da telefonla kutlamasina ragmen, bir kisiden bir seyler bekledim. Ne gerek vardi? Neden bu beklentiye girdim ki? Cikip gelecegini mi zannettin Arif?.. Bugunle birlikte o defteri de temelli kapatmis oldum...
Kutlamasini istedigim, hatirlamasini istedigim birkac kisi daha oldu; ama sanirim Facebook listemde olmamalarinin, Msn iletilerimi onemsememelerinin azizligine ugradim. Olsun diyorum, kutlayanlar bana fazla bile geldi.
22. yas gunumu yalniz gecirmedim.
Saat sabaha karsi 03:27.
Uyusam iyi olacak...
23 Temmuz 2010 Cuma
22 Temmuz 2010 Perşembe
Dogum gunum.... Yas - 22
Carsambayi persembeye baglayan geceyle birlikte resmi olarak 22 yasima girmis bulunmaktayim. Farkli hissediyorum biraz, diger gecelere gore; cunku artik 21 yasimda degilim ve ben 21 yasimdayim dedigimde aklima yiginla sey geliyor. Sayisiz, cok degerli, ozel, beni cok mutlu eden... epeyce fazla sey.
21 yasimda;
Ilk kez yurt disina ciktim.
Ilk kez birini gercekten cok sevdim.
Ilk kez hayatta kucuk seylerle mutlu olabildigimi hissettim.
Ilk kez kendi parami kazandim.
Ilk kez yaz okuluna kaldim.
Ilk kez Ingilizce'yi pratik olarak gercek anlamda yabanci bir ulkede kullandim.
Ilk kez kendim ya da ailem disindan biri icin haddinden fazla agladim.
Ilk kez "ben yapabilirim" dedim ve yaptim.
Ilk kez halk otobusuyle yanlislikla bilmedigim bir yere gittim, kayboldum.
Ilk kez dogum gunumu bir yabanci arkadasimla gecirdim. Bana ozel yapilmis bir pasta ile...
...
Daha benim icin degerli yiginla sey var; ama su anda aklima gelenler bunlar, sanirim en cok etkilendiklerim bunlar...
Simdi 22 yasimdayim ve ilk saniyesinden itibaren 21'e karsi ozlem icine girdim, o kadar cektigim uzuntuye ragmen... Mutluluk agir basiyormus demek ki. Bir cok arkadasim dogum gunu dileklerinde -gece gece bir kismini alabildim- daha iyi bir sene gecirmemi dilediler benim icin. Ne kadar iyi olabilir ki? 21'deki yasadigim o kadar fazla ve yogun seyleri hangi yasimda yasabilirim bir daha? 21'deki kadar etkili olabilirler mi?..
Bugun icin aslinda bir hayalim vardi benim, hala daha var icimde. Gun sonuna kadar da devam edecek. Birinin gelmesini bekledim. Niye bekliyorum, bilmiyorum. 2 haftalik bir seydi, hala daha akillanmadim, neyi bekliyorum? Neden birini bekliyorum hala? Neyi, kiminle doldurabilirim ki ben artik?.. O yuzden yarina kadar bekliyorum. Olmazsa bir daha da acmam kapimi kimselere uzunca bir sure. Kapiyi kiran olmazsa tabiki...
Onceki bloglarimdan birinde de belirttigim gibi, yarin, yani persembe gunu, icin bir planim var. 21. yas gunume ters olarak bu seferkini de unutulmaz yapmak istiyorum hayatimda. Yalniz gecirmek istiyorum butun gunu. Tek basima, elimde belki kitabim olur, belki muzik calarim, belki bir mesaj ya da arama bekledigim cep telefonum... Ama ben olmayi planliyorum. Yalnizca ben. Tek basima. Unutmamaliyim 22. yas gunumu. Yalnizligimla kalmaliyim. Gece vakitlerinde eve donmeyi planliyorum... Ne kutlama, ne bir ozel etkinlik, hicbir sey... Sadece ben ve yalniz kalan diger dusuncelerim.
dipnot: Sanki ceza veriyorum kendime. Belki oyle, bilmiyorum. Su anda yapmam gereken buymus gibi hissediyorum ve yapacagim da yarin...
21 yasimda;
Ilk kez yurt disina ciktim.
Ilk kez birini gercekten cok sevdim.
Ilk kez hayatta kucuk seylerle mutlu olabildigimi hissettim.
Ilk kez kendi parami kazandim.
Ilk kez yaz okuluna kaldim.
Ilk kez Ingilizce'yi pratik olarak gercek anlamda yabanci bir ulkede kullandim.
Ilk kez kendim ya da ailem disindan biri icin haddinden fazla agladim.
Ilk kez "ben yapabilirim" dedim ve yaptim.
Ilk kez halk otobusuyle yanlislikla bilmedigim bir yere gittim, kayboldum.
Ilk kez dogum gunumu bir yabanci arkadasimla gecirdim. Bana ozel yapilmis bir pasta ile...
...
Daha benim icin degerli yiginla sey var; ama su anda aklima gelenler bunlar, sanirim en cok etkilendiklerim bunlar...
Simdi 22 yasimdayim ve ilk saniyesinden itibaren 21'e karsi ozlem icine girdim, o kadar cektigim uzuntuye ragmen... Mutluluk agir basiyormus demek ki. Bir cok arkadasim dogum gunu dileklerinde -gece gece bir kismini alabildim- daha iyi bir sene gecirmemi dilediler benim icin. Ne kadar iyi olabilir ki? 21'deki yasadigim o kadar fazla ve yogun seyleri hangi yasimda yasabilirim bir daha? 21'deki kadar etkili olabilirler mi?..
Bugun icin aslinda bir hayalim vardi benim, hala daha var icimde. Gun sonuna kadar da devam edecek. Birinin gelmesini bekledim. Niye bekliyorum, bilmiyorum. 2 haftalik bir seydi, hala daha akillanmadim, neyi bekliyorum? Neden birini bekliyorum hala? Neyi, kiminle doldurabilirim ki ben artik?.. O yuzden yarina kadar bekliyorum. Olmazsa bir daha da acmam kapimi kimselere uzunca bir sure. Kapiyi kiran olmazsa tabiki...
Onceki bloglarimdan birinde de belirttigim gibi, yarin, yani persembe gunu, icin bir planim var. 21. yas gunume ters olarak bu seferkini de unutulmaz yapmak istiyorum hayatimda. Yalniz gecirmek istiyorum butun gunu. Tek basima, elimde belki kitabim olur, belki muzik calarim, belki bir mesaj ya da arama bekledigim cep telefonum... Ama ben olmayi planliyorum. Yalnizca ben. Tek basima. Unutmamaliyim 22. yas gunumu. Yalnizligimla kalmaliyim. Gece vakitlerinde eve donmeyi planliyorum... Ne kutlama, ne bir ozel etkinlik, hicbir sey... Sadece ben ve yalniz kalan diger dusuncelerim.
dipnot: Sanki ceza veriyorum kendime. Belki oyle, bilmiyorum. Su anda yapmam gereken buymus gibi hissediyorum ve yapacagim da yarin...
19 Temmuz 2010 Pazartesi
Benim masalim
Simdi anliyorum, aslinda kalbimi kimse calmamis, kimseleri sevmemis bu yalniz yuregim...
Simdi daha iyi anliyorum, meger o soguk gecelerde bana sarilan kimse degilmis, her yeri yamali kucuk yorganimmis.
Henuz farkettim, ben, beni sevecek birini degil; bana sevme duygusunu hatirlatacak birini ariyormusum...
Benmisim meger, sadece hayallere kapilan, bir kelimeyi bin kelime yapan, kusunce, barismasi her seyden daha kolay olan.
O ben misim aslinda, hani en masum sekliyle gulumseyen, 'hayir!' deyince, peki, diyen...
Onlarmis meger, yalan soyleyen, sozunun arkasinda durmayan, 'peki' dedigimde, daha cok bagiran.
Onlarmis iste, kalbimin her bir parcasini ozenle, parcalayan.
Onlarmis artik anla! Onlarmis, bencil olan, fedarkarsiz olan, firsatci olan, anlik heveslere hapsolan...
Bir gun daha iyi anlayacaksin, sana senden baska bir tek Allah'in yakin oldugunu.
Bir gun sen olacaksin! Kendi ayaklari uzerinde, kimseye ya da kimsenin sevgisine ihtiyaci olmayan, basi yukarda, tek asik.
Bir gun onlar olacak, pisman olan, yalniz kalan, sevgiye muhtac olan...
Simdi daha iyi anliyorum, meger o soguk gecelerde bana sarilan kimse degilmis, her yeri yamali kucuk yorganimmis.
Henuz farkettim, ben, beni sevecek birini degil; bana sevme duygusunu hatirlatacak birini ariyormusum...
Benmisim meger, sadece hayallere kapilan, bir kelimeyi bin kelime yapan, kusunce, barismasi her seyden daha kolay olan.
O ben misim aslinda, hani en masum sekliyle gulumseyen, 'hayir!' deyince, peki, diyen...
Onlarmis meger, yalan soyleyen, sozunun arkasinda durmayan, 'peki' dedigimde, daha cok bagiran.
Onlarmis iste, kalbimin her bir parcasini ozenle, parcalayan.
Onlarmis artik anla! Onlarmis, bencil olan, fedarkarsiz olan, firsatci olan, anlik heveslere hapsolan...
Bir gun daha iyi anlayacaksin, sana senden baska bir tek Allah'in yakin oldugunu.
Bir gun sen olacaksin! Kendi ayaklari uzerinde, kimseye ya da kimsenin sevgisine ihtiyaci olmayan, basi yukarda, tek asik.
Bir gun onlar olacak, pisman olan, yalniz kalan, sevgiye muhtac olan...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)